Tasfiyesi

Tasfiye hakkında şikayet yazmak ya da kullanıcı yorumlarını mı arıyorsunuz? Tasfiye ile ilgili şikayet yazmak veya Tasfiye yorumları için hemen tıklayın! Mal rejimlerinin tasfiyesi aşamasında eşlerden birinin malvarlığına dahil olan değerlerin ediniminde diğer eşin katkısının bulunup bulunmadığı ve nihayet böyle bir katkının varlığı halinde diğer eşin alabileceği katkı payının hesaplanması büyük önem taşımaktadır. LAHEY Anadolu Ajansı - Katar'ın, Birleşik Arap Emirlikleri Birleşik Arap Emirlikleri aleyhine 'Her Türlü Irk Ayrımcılığının Tasfiye Edilmesine Dair Beynelmilel Kontrat'nin ihlali mazeretiyle Beynelmilel Adalet Divanı'nda UAD açtığı davanın mahkemeleri başladı. Merkezi Hollanda'nın başşehri Lahey'de bulunan Divanın 2018 senesinde Birleşik Arap Emirlikleri aleyhine ... Atatürkçülerin CHP’den tasfiyesi. 15.09.2020, Salı . Uzun süredir gözlemliyoruz. Dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışıyoruz. 'Bu CHP, bildiğiniz CHP değil' diye. Ancak kör bir inatla basit bir gerçeği göz ardı edenler hala CHP'yi Atatürk'ün partisi olarak tarif etmeye çalışıyor. Halbuki her şey gün gibi ortada English Turkish online dictionary Tureng, translate words and terms with different pronunciation options. liquidation tasfiye liquidate tasfiye etmek settlement Turkey: Limited Ve Anonim Şirketlerin Tasfiyesi 31 October 2018 . by Doğukan Köse. Arikan Law Firm To print this article, all you need is to be registered or login on Mondaq.com. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ('TTK'), 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'da ... Tasfiye sonu beyannamesinin verilme tarihi nedir? Tasfiye giriş tescil tarihi 12.03.2018. Tasfiye bitiş tescil tarihi 18.02.2019. Buna göre tasfiye sonu kurumları verirken dönem ne olarak seçilmesi beyan, bildirmelidir, giriş, hangi, Sonlandırma, Tasfiye, zamanda Tasfiye nedir, tasfiye ne demek, tasfiye anlamı, tasfiye hakkında bilgi bulunduran paylaşım platformu. Jedi Tasfiyesi olarak da bilinen Büyük Jedi Tasfiyesi, Jedi Düzeni'nin Sith tarafından yok edildiği kurtulanların Galaktik İmparatorluk tarafından yok olma derecesine kadar avlandığı bir zaman dilimiydi. Jedi'ların yok edilmesinin kökleri Sith ile olan ve Sith'lerin neredeyse Jedi'lar tarafından yok edildiği antik savaşlara kadar gidiyordu. O zamandan YSÖ 19'a kadar gizlilik ... Merhaba arkadaşlar; borçluya hesap kat ihtarı gönderilmiş ancak borçlunun öldüğünden bahisle tebliğ gerçekleşmemiştir.Bu arada tarafımca diğer tüm mirasçıların mirası reddettiğini öğrenmiş bulunmaktayım .Sorum şu ben bundan sonra terekenin tasfiyesini icra iflasın hangi maddesine göre isteyeceğim (zira ortada henüz açılan bir takip yok)ve yine tasfiye isterken ...

Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan bir projeden ev alan da satan da tapu harcı ödemek zorunda değildir.

2020.09.01 21:50 Ahmetca Kentsel dönüşüm kapsamında yapılan bir projeden ev alan da satan da tapu harcı ödemek zorunda değildir.

Kentsel dönüşüm uygulamalarını teşvik etmek için yeni yapıların ilk satışlarında harç muafiyeti vardır. Yani kentsel dönüşüm yasası kapsamında yapılan bir projeden ev alan da satan da tapu harcı ödemek zorunda değildir.
Tapu harcı mülkün değerinin yüzde 4’ü kadar ödeniyor. Bunu yüzde 2 alıcı, yüzde 2 satıcı ödüyor. 500 bin liralık bir evde 10 bin alıcı 10 bin satıcı tapu harcı ödüyor. Bundan sonra dönüşüm kapsamında yapılan satışta bu ödenmeyecek.
Ancak gayrimenkul alan ve satan ile Tapu Müdürlükleri arasında bazı sorunların yaşandığı görülmektedir.
Oysa ki konuya ilişkin olarak Danıştay 9. Dairesi., E. 2015/6534 K. 2019/1163 T. 25.3.2019 tarihli kararında bu tartışma konusu olmuştur.
Karara konu olayda, davacı şirket İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'nin 31/12/2014 tarih ve E:2014/1301, K:2014/3061 sayılı kararı temyiz etmiştir.
Temyize konu davada, davacı adına müteahhit şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödenen tapu harçlarının iptali ve iadesi talep edilmiştir.
Yerel mahkeme vergi mahkemesi, 775 sayılı Gecekondu Kanunu ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan muafiyetin dönüşüm alanlarındaki uygulama çalışmalarına ilişkin olduğu,dönüşüm uygulaması sonrasında inşa edilen konutların satışıyla ilgili işlemleri kapsamadığı, dava konusu satış işleminin de 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde yapılan muafiyetle ilgili değişiklikten önce olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ise 775 ve 6306 sayılı Kanunlar kapsamında inşa edilen taşınmazların satışının tapu harcından muaf olduğu, muafiyetin kişilere değil işlemlere tanındığı, bu doğrultuda verilmiş mahkeme kararları bulunduğu iddialarıyla kararın bozulmasını temyizen talep etmiştir.
Danıştay ise kararında,
492 Sayılı Harçlar Kanununun 57. maddesinde "Tapu ve Kadastro işlemlerinden bu kanuna bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanlar, tapu ve kadastro harçlarına tabidir." hükmü yer almış, 4 sayılı tarifenin 20/a fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Gecekondu Kanununun kapsamı;birinci maddesinde, mevcut gecekonduların ıslahı, tasfiyesi,yeniden gecekondu yapımının önlenmesi ve bu amaçlarla alınması gereken tedbirler olarak belirtilmiştir.Kanunun 33.maddesinde ise;bu Kanun hükümlerine dayanılarak yapılan ivazlı veya ivazsız devir, temlik, kamulaştırma, alım, satım, kira, geri alma, geri verme, ifraz, tevhit, tescil, cins değişikliği, rehin tesis ve terkini, ıslah, değişiklik, onarım, inşa ve ikmal gibi her türlü işlemler, sözleşmeler, beyannameler ve benzerlerinin, tasarruf bonosundan ve her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olacağı hüküm altına alınmıştır.
16.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6306 sayılı Kanunun amacı; birinci maddesinde, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak yer almıştır.Kanunun 7.maddesinin 9.fıkrasında ise; bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paraların ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesna olacağı belirtilmiştir.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16.maddesine 2 Temmuz 2013 tarihinde eklenen 9.fıkra ile Kanun kapsamında ilgili kurum (uygulama alanında dönüşüm projesi gerçekleştirecek olan Bakanlık,idare,Toplu Konut İdaresi Başkanlığı) veya gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden muaf olacağı belirtilmiştir. Yine, ilgili maddede alınmaması gereken harç ve vergiler arasında damga vergisi,tapu ve kadastro harçları ve noter harçları da sayılmıştır.
Yönetmeliğin 16.maddesinin 9.fıkrasına 25 Temmuz 2014 tarihinde eklenen (ç) bendi ile ilgili kurum (uygulama alanında dönüşüm projesi gerçekleştirecek olan Bakanlık,idare ve TOKİ) ile uygulama alanındaki yapıları malik olarak kullanan gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerince yapılan uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile Kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine vergi, harç ve ücret muafiyetinin uygulanacağı kuralı getirilmiş, bu işlem ve uygulamalar ile uygulama alanındaki yapılarla ilgili olarak; noterler, tapu ve kadastro müdürlükleri, belediyeler ve diğer kurum ve kuruluşlar nezdinde Kanun uyarınca yapılan diğer işlemler hakkında belirtilen vergi, harç ve ücret muafiyetlerinin uygulanacağı ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; taşınmazların ivaz karşılığında devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 775 Sayılı Gecekondu Kanunu uyarınca yapılan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların vergi ve harçtan muaf olduğu, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 16.maddesine 2 Temmuz 2013 tarihinde eklenen 9.fıkra ile de Kanun kapsamında uygulama alanında dönüşüm projesi gerçekleştirecek olan Bakanlık,idare ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamaların, noter harcı ve tapu harcından muaf olacağının belirtildiği görülmüştür.
Olayda; müteahhit şirketin yüklenici firmalarla imzaladığı "Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi" sözleşmeleri kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin bulunduğu alanın, 775 sayılı Kanun uyarınca gecekondu önleme bölgesi ilan edildiği ve bölgenin gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme alanı uygulama imar planı kapsamında olduğu,davalının da aksi yönde bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmış olup, uygulanan dönüşüm projelerinin 775 ve 6306 sayılı Kanunların amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu,uygulama sonrasında konutların müteahhit şirket tarafından üçüncü kişilere satış işlemlerinin de bu Kanunlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; gecekondu önleme bölgesi ilan edilen ve gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme alanı uygulama imar planı kapsamında bulunan alanda inşa edilen bağımsız bölümlerin, Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın iştiraki olan ve dönüşüm uygulamalarına ilişkin olarak görevlendirilen müteahhit şirket tarafından satışıyla ilgili alıcının ödediği tapu harçlarının iptali ve iadesi istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Öte yandan, iadesi talep edilen ve davacı adına ödenen tapu harcı tutarının devir alan olarak sadece davacının ödemesi gereken tutar mı,yoksa devir eden ve devir alan olarak satış işleminin taraflarının ödemesi gereken toplam tutar mı olduğunun araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerektiği tabiidir.
Demek suretiyle, davacının temyiz talebi kabul edilmiş ve İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'nin 31/12/2014 tarih ve E:2014/1301, K:2014/3061 sayılı kararının bozulmasına karar vermiştir.
Netice itibariyle,
Gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme uygulama alanındaki yapıların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri ve tescili işlemleri ile 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile 775 Sayılı Gecekondu Kanunu kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satışı, devri ve tescili işlemlerine harç muafiyeti uygulanacağı kuralı getirilmiştir.
Gecekondu önleme bölgesi ilan edilen ve gecekondu dönüşüm ve kentsel yenileme alanı uygulama imar planı kapsamında bulunan alanda inşa edilen bağımsız bölümlerin, müteahhit şirket tarafından satışıyla ilgili alıcının ödediği tapu harçları harç istisnası kapsamında yer almakta olup, iadesi gerekmektedir.
Av.Ahmet Can
İletişim Bilgilerimiz :
Tel : 0 532 409 18 85
Mail : [[email protected]](mailto:[email protected])
Form : Üzerine Tıklayınız
İletişime geçmek için 0 532 409 18 85 no’lu telefondan arayabilir, [[email protected]](mailto:[email protected]) adresine mail gönderebilir ya da bu formu doldurarak telefon numaranızı bırakabilirsiniz.
Bu konudaki diğer yazılarımız ve emsal mahkeme kararları için:
Yazı 1 Yazı 2 Yazı 3 Yazı 4 Yazı 5 Yazı 6 Yazı 7 Yazı 8 Yazı 9 Yazı 10 Yazı 11 Yazı 12 Yazı 13
#kentsel #dönüşüm #dava #vergi #tapu #harcı #iade
Kentsel Dönüşüm Tapu Harcı İadesi Emsal Mahkeme Kararımız:
📷📷📷Av.Ahmet Can
İletişim Bilgilerimiz :
Tel : 0 532 409 18 85
Mail : [[email protected]](mailto:[email protected])
Form : Üzerine Tıklayınız
submitted by Ahmetca to u/Ahmetca [link] [comments]


2020.06.18 19:18 AsianSoul02 george orwell'de işin içinde

biz korona ile uğraşırken, insanlar bu yeni “global tehdit”e karşı çözüm arayışına giriştiler.

evet dünya evrensel anlamda şeytani bir “siber tehdit” altında.

bu şeytani işin içinde, rothschild’ler de var, rockefeller’ler de. elon musk da işin içinde bill gates de. tabii “siyonist çete” olmadan bu işler olmaz. trump olmadan da olmaz, kraliçe olmadan da. fed de bu işin bir ayağında var, lıbor da.. cıa da var pentagon da. şeytan üçgeninin 3 ayağı londra, pekin ve washington. rusya’yı da bir yere not edin. evet “mahşer’in 3 atlı”sı “tanrı’yı kıyamete zorlamak” için kolları sıvamış gözüküyorlar. uzayın işgali sürüyor. orwell’in (1903-1950) “1984” romanında söz ettiği “büyük gözaltı”ndan daha tehlikeli bir tehditle karşı karşıyayız. global bir kuşatma “biz evde yargısız bir infazla mecburi iskana tabi tutulduğumuz günler”den bu yana havada, karada ve denizde devam ediyor. hatta bu işe çok daha öncesinden başladılar. bop üzerinden işin başında 22 ülkenin sınır, iktidar ve rejimini değiştireceklerdi.. olmadı.. abd, “yüzyılın projesi” ile türkiye’den boşalan yere pyd’yi, mısır ve suudi arabistan’ı ikame ederek global işgalin siber ordusunu konuşlandırmak için bölgemize geldi. fukuyama’nın “tarihin sonu” hikayesi, huntington’un “medeniyetlerarası çatışma”sı, 11 eylül, hepsi bu katliam planının bir parçası idi.

şu günlerde denizlerde “tarihin en büyük askeri hareketliliği” yaşanıyor. haarp sıcak denizlerde tatile çıkmadı. akdeniz’de, libya ve doğu akdeniz, kıbrıs sahilleri, ege ve karadeniz’de sular durup dururken ısınmadı. hind okyanusu, pasifik ve atlantik’te de benzer askeri bir hareketlilik söz konusu.

amerika’nın, şimdi yıllar sonra yeniden atom bombası denemeye hazırlandığı haberleri geliyor. bunun çin üzerinden “kızım sana söylüyorum, gelinim sen dinle” kabilinden bir tehdit olma ihtimali var.

dünya bugün her anlamda çok daha kırılgan bir durumda. her anlamda bu böyle. ekonomik, politik, sosyolojik, teknolojik, kültürel, teolojik açıdan fark etmiyor. ve bir çatışma halinde, böyle bir savaşın galibi olmayacağı da açık. starlink ve benzeri projelerle uzayın işgali sürerken, siber ordular, insansız hava, kara, deniz araçları, robotlar için 5g projesi kör bir gidişle sürdürülmeye devam ediyor. birtakım politikacılar ve bürokratlar, cellatlarının bıçağını bileylemeye devam ediyorlar. tabii onlara gelen bu müfsit topluluğun temsilcileri, “biz ıslah edicileriz” diyorlar. “ağuyu altın tas içere sunuyorlar”, iyi bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridirler.

bu “global darbe planı”nın cuntacıları çok önceden hazırlıklarını yaptıkları için her gün yeni bir projeyle öne çıkıyorlar. blockhain, kripto para, starlink, humanoid, insansız araçlar, yapay zeka’dan sonra en büyük projeleri insanlara chip takma projesi. böylece “tek dünya devleti” ve “tek uluslu bir dünya”. bu proje, toplumu kontrol altına almak için hükümetleri kullanacak ama, sonunda o hükümetleri de yok edecekler. sınırsız bir dünya. tek ulus, tek dünya devleti, tek para, tek ordu.

şimdiden hazırlıyorlar, “sağlık pasaportu”nuz olmadan hiçbir ülkeye, hatta mevcut hükümetleri ikna edebilirlerse bir ilden ötekine bile gidemeyeceksiniz. bu pasaportu almak için ya chip taktıracaksınız, ya aşı olacaksınız. aşı olursanız, sabit chip’li bileklik ve kolye ile yine izleneceksiniz.

“performans pass” da yolda. kim neye sahipse ve ne kadar değer üretiyorsa, otomatik puan kazanacaksınız ve harcamaları ya da cezalarınızı sistem bu pass’dan çekecek. “siber legalty” ve “potansiyel kapasite” katsayınıza bağlı kredilibiteniz olacak. yani “siber kast” sistemi geliyor. “alt segment”e düşerseniz “siber kölesiniz”. “kriminal risk katsayınız”a göre ev hapsinden, hayatın dışına itilmiş, yalnızlaştırılmış bir tecride kadar her şey mümkün olacak. zaten “infaz”ınız için tek “tık” yeterli. siber polis ve siber infaz timleri için hiç kimse ulaşılamaz değil bu plana göre.

üretiminiz merkezi planlamaya bağlı, öğreniminiz yüklemeye dayalı, üretiminiz kadar tüketme hakkınız olacak. verimsizseniz zaten eleneceksiniz. toplumda en alt segmentteki, üretim dışı, risk grubundakilerin tasfiyesi, otomatik olarak gerçekleştirilebilecek.

siber demokraside seçime ve kamuoyuna gerek yok. eğitim ve düşünceleriniz bile izlendiği için siz daha düşünmeden onlar bir mal, hizmet ve olgu.. bu durum karşısında sizin muhtemel refleksinizi %90’ın üzerinde ölçümleyebilecekler ve dahası sizi şuuraltınızda eğilimler üzerinden manipüle edecekler.

zaten öyle 7-8 milyar insan olmayacak. kısırlaştırıcı aşı, gıda, spor, kozmetik, yaşam tarzı, cinsiyetsizleştirme yolu ile bunlar yıllardır yapılıyor.

durun hele çözümsüz de değiliz. onların bir planı varsa, allah’ın da bir hükmü var. insanlar yaşama içgüdüsü ile chipleri işlevsiz hale getirecek çözümler arıyorlar. mıknatıs, kurşun, kenevir , sarımsak, sirke, sığla, safran, kaktüs ile birçok şey yapılabilir. işyerleri yeni jammer teknikleri kullanmaya başladılar bile. faraday kafesi odalar, manyetik izolasyon teknikleri uzak değil. uzaydaki uydular ya da insansız hava araçları insanımsı robotlar rf jeneratörleri ve laser teknikleri ile işlevsiz hale getirilebilir. durum bakın daha neler olacak. onlar onlarca yıldır hazırlık yapıyorlar. onların bir planı varsa, allah’ın da bir hükmü vardır. görelim mevlam neyler. artık deşifre oldular. onlar her şeye hakim değiller, olamazlar da. böyle giderlerse dünyaya büyük bir bedel ödetebilirler ama bu macera onlar ve onların işbirlikçileri için ise yolun sonu olur. selâm ve dua ile.
submitted by AsianSoul02 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.02.28 13:45 kobi_analiz Konkordato Bilgi Sayfası

ADİ KONKORDATO (İflas Öncesi Konkordato)

Borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato istemlerinin başlatılmasını isteyebilir. (Mevzuatımızda sermaye şirketlerinin pasifinin (borçlarının) aktifinden fazla olması, limited şirketler için özel bir iflas sebebi saymıştır)

Adi Konkordato, borçlunun iflasına karar verilmeden önce başvurabileceği bir yoldur. Öncelikle borçlu ya da iflas isteyebilecek alacaklılardan biri Asliye Ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurup bir konkordato projesi (teklifi) vererek borçları ne surette ödemeyi teklif ettiğini belirtir. Borçlunun. projesine ayrınlılı bilançosunu ve gelir gider tablosunu da eklemesi gerekir. Asliye Ticaret mahkemesi, konkordatonun şartlarının mevcut olduğunu görürse, üç aylık geçici mühlet kararı verir.

Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun gerekli belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması halinde geçici mühlet kararı veriliyor. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması halinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilecektir. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.

Bu süre içinde, borçluya karşı takip yapılamaması sebebiyle borçlu rahatça alacaklıları ile konkordato yapabilir. Mühlet verilebilmesinin şartları: konkordatonun başarılı olma ihtimalinin bulunması ve borçlunun alacaklılarına zarar verme kaslı taşımamasıdır.

Asliye Ticaret mahkemesi, borçlunun teklifini basit yargılama usulüne göre inceler. Borçluyu ve talepte bulunmuş ise alacaklıyı dinler. Mahkeme inceleme sonunda, gerekli şartların bulunmadığı kanaatine varırsa, talebi reddeder.

Mahkeme, şartların mevcut olduğunu görürse talebi kabul eder ve bir veya birkaç konkordato komiseri tayin eder. Komiser, alacaklıları toplantıya çağırır ve alacaklılar yapılacak oylama sonucu konkordatonun kabul edilip edilmeyeceği hakkında karar verir. Alacaklıların yarıdan fazla ve alacağın üçte iki çoğunluğu aranır.

Alacaklıların konkordatoyu kabulü üzerine, konkordato Asliye Ticaret mahkemesinin tasdikine sunulur. Borçlunun borcunu nasıl ödeyeceğine, hangi alacaklıya ne verileceğine alacaklılar karar verir. Borçlu, borçlarını konkordato çerçevesinde ödemeye başlar; şayet tenzilat konkordatosu söz konusu ise belli oranda (iskonto) borçlarından konulur.

Geçici mühlet içinde borçluya karşı takip yapılamaz, önceden başlamış takipler durur, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Borçlunun malları hakkında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz.

Ancak mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip
başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; fakat bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

Mühlet içinde borçlunun tasarrufları sınırlanır. Yetkili mahkemenin izni dışında, rehin ve ipotek tesis edemez, taşınmaz satamaz, işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez ve temlik edemez, kefil olamaz ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Bunlara ilişkin hazırlanan ve imzalanan sözleşmeler hükümsüzdür.

Borçlu iyiniyetli davranmaz ya da yükümlülüklerine aykırı davranırsa mahkeme mühleti kaldırır. Mühletin kaldırılması kararı kesinleşip kararın ilan edilmesinden itibaren 10 gün içinde alacaklılardan her biri, borçlu iflasa tabi kişilerden olmasa bile borçlunun iflasını isteyebilir.

Mahkemece tasdik edilerek yürürlüğe giren konkordato, kural olarak alacakları mühlet kararından önce veya komiserin onayı olmaksızın konkordatonun tasdikine kadar doğmuş olan bütün alacaklılar için mecburidir. Rehinli alacaklar ve devlet alacakları istisnadır.


İflas Sonrası Konkordato

İflastan sonra konkordatoda geçici mühleti yoktur ve bir komiser tayin edilmez. Devam etmekte olan iflas tasfiyesi durmaz. Tasfiye işlemleri ikinci alacaklılar toplantısına kadar devam eder. Ancak iflas masasındaki malların paraya çevrilmesi, konkordato teklifi ile konkordatonun tasdiki talebi hakkındaki ticaret mahkemesi kararına kadar kendiliğinden durur. Ancak bu süre 6 ayı geçemez.
submitted by kobi_analiz to u/kobi_analiz [link] [comments]


2020.02.06 13:22 atoprak ankara boşanma avukatı

Aile hukuku, (boşanma davaları, mal rejiminin tasfiyesi davaları, nafaka, velayet, çocuk kaçırma vb.) idare, ticaret, taşınmaz, ceza hukuku ve uluslararası özel hukuk alanlarında Ankara’daki büromuzda otuzaltı yılı bulan deneyimimizle avukat ve danışman olarak yurt genelinde faaliyet göstermekteyiz.
submitted by atoprak to u/atoprak [link] [comments]


2016.11.24 04:37 madpally Türkiye bu hale nasıl geldi? (Aykut Erdoğdu'dan tweet serisi)

biz türkiye ekonomisinin bu duruma geleceğini söylediğimizde... cehape zihniyeti... işiniz çamur atmak... proceniz var mı deniliyordu...
1- şimdi size ekonomik çöküşün ekonomik/politik tarihini bir seri tweetle hatırlatayım... gerçeği bilirsek felaketi belki hafifletiriz...
2- türkiye'nin çökertilme süreci 1950 ile başlar... 1980 ile devam eder... son darbe 2002'de vurulmuştur... biz 2002 ile başlayalım...
3- halk yolsuzluk ve ayrımcılıktan bıkmıştı... sistemi cezalandırmak istiyordu... sistemi, sistemin en nefret ettiğiyle cezalandırdı..
4- 28 şubat'ın aktörleri halkın gözünde sistemin kendisiydi... inananlara zulmeden!!! boğazına kadar yolsuzluğa bulaşmış asker ve siviller
5- sistemi cezalandıracak figür üst akıl tarafından 1990'larda keşfedildi... istanbul'un gelecek vaadeden belediye başkanı
6- tayyip erdoğan'ın hocası erbakan milliydi... kaşifler erbakan'ı güvenilmez buluyordu... erdoğan öne çıktı... geleceğin başbakanı atandı..
7- geleceğin başbakanı'na fon lazımdı... belediyenin kaynakları cihadın!!! finansmanı için akbil vs ile hortumlandı...
8- erdoğan için ortak üst akıl tarafından bulundu... devletin kılcal damarlarına sızan cemaat... 99'da birlikte üst akıldan onay aldılar...
9- erbakan onların gözünde milli olduğu için akılsızdı... 2 ortak birlikte üst akılı önce ikna edecek sonra arkadan vuracaktı...
10- üst aklın (neo con) projesi önce "moderate ıslam" sonra "greater middle east ınitiative" diye formüle edildi... erbakan infaz edildi...
11- bu iki ortağa önce son 10 yıldır sorun çıkaran milli ordu'yu tasfiye etme, kürdistan ve kıbrıs sorununu çözme görevi verildi...
12- görevlendirilmiş ortaklara hem ab hem abd hem de finans çevreleri sınırsız kredi açıldı... o dönem yazılan raporları hatırlayın...
13- chp'nin fişi ikinci körfez savaşında tsk'nın milli kanadıyla ırak tezkeresine karşı çıkınca çekildi... şeytanlaştırıldı...
14- üst akıl yırtık ayakkabılı mücahitlere türkiye'yi ekonomik olarak teslim edecek neo liberal ekonomi politikaları dayattılar...
15- dayatılan neo liberal politikalara göre milli ve stratejik sektörler özelleştirme adı altında yabancılara açılacak...
16- düşük kur - düşük gümrük ile ülke yabancı mallara açılacak, tarife dışı engeller azaltılarak ülke ithalat cenneti yapılacaktı... yapıldı
17- ithalatı finanse etmek için bir yandan milli ve stratejik şirketler (telekom, tekel vs) yabancılara satılacaktı... satıldı...
18- finansmanın bir diğer yolu özel sektörün ve hane halklarının uzun vade ile bankalar aracılığıyla yabancılara borçlandırılmasıydı...
19- türkiye'de ithalat patladı... patlayan ithalat üzerinden alınan vergilerle kamu maliyesi makyajlandı...
20- ithalatın patlamasıyla düşük kudüşük fiyatla mücadele edemeyen yerli işletmeler birer birer kapanmaya başladı...
21- aşırı borçlanma ve milli servet satışıyla sağlanan fonlar başta gayrimenkuller olmak üzere fiyatları patlattı... balon şişti...
22- şişen emlak balonu rantı toki ve belediyeler (imar planları) üzerinden yandaş şirketlere aktarıldı...
23- yolsuzluk rantı aktarılan şirketler cihadın ekonomik kaleleri olarak sunuldu... ancak şöhret ve şehvet bunlarda zirve yaptı...
24- aşırı borçlanma ve milli servet satışıyla yaratılan geçici ekonomik refah dalgasıyla 3 seçim kazandılar...
25- başta tsk ve chp olmak üzere milli güçlerin belini kırıp yargıyı ele geçirdikten sonra şımarıklık artmaya başladı...
26- biri kendini kainat imamı diğeri kendini dünya lideri ilan etti... dünya lideri işlediği günahlardan pişmanlık duymaya başladı
27- kainat imamı devleti ele geçirdi... küresel cihadı finanse ermek için dünya liderini takmadan devleti kullanmaya başladı...
28- bu arada dünya lideri kendini halife ilan etmek istedi... bunun en kestirme yolu üst akıl/melon şapkalılardı...
29- arap baharı başladı... melon şapkalılar hangi müslüman ülkeyi işaret etse önce o koşuyor yıkımın balyozu oluyordu...
30- yıkılacak bütün müslüman ülkelerde iktidara yırtık ayakkabılı halife'nin melon şapkalılar tarafından belirlenenler iktidara geliyordu...
31- suriye'de baltayı taşa vurdu... esad kaddafi kadar kolay lokma değildi... arkasında rusya vardı...
32- bu arada dünya lideri halife'nin ihvancıları melon şapkalıları hayal kırıklığına uğratmaya başladı... el kaide ışid'e verildi...
33- melon şapkalılar fikir değiştirmeye başladı... kainat imamı, dünya liderini uyardı... yapma daha erken dedi...
34- politik karizması yüksek bilgisi ve kavrayışı düşük dünya lideri kainat imanının örgütlenme modeline gizli hayranlık duyuyordu...
35- kainat imamı kendi elleriyle yarattığı bu su saati okuyucusunun 40 yıllık davaya zarar vereceği düşüncesiyle kurtulmak istedi...
36- kainat imamı su saati okuyucusunu bitirirken eserine zarar vermemek için ince bir operasyon planı yaptı..
37- kainat imanının planına göre dünya lideri hırsız olarak emekli edilecek yerine emin kişi gelecek dava zarar görmeyecekti... olmadı...
38- üst akıl/melon şapkalılar güvenilmez dünya liderinin yerine kainat imamını tercih ettiler... dünya lideri ne yaptıysa durum değişmedi...
39- melon şapkalı eski patronları tarafından satılan dünya lideri soluğu putin'in kucağında aldı... putin'in elinde koz oldu...
40- erdoğan vs dünya lideri karşılaşması türkiye ekonomisini krize soktu... artık alınacak yeni borç satılacak servet kalmadı...
41- melon şapkalılar eski çalışanlarının fişini ekonomik ve sosyal krizle çekiyorlar... ama bu kovulmanın acısını halkımız çekecek...
42- iki ortağın tasfiyesi ile sonuçlanacak bu sürecin sonunda ekonomik riskden daha tehlikeli olan vatanın bölünmesi...
43- vatanın bölünmesi türklerin kadar kürtlerin felaketi olabilir... delil isteyen 20 yy başları ortadoğu tarihine baksın...
44- bu arada gözlerden kaçırılan kıbrıs'ın kaybedilmesi bir diğer büyük risk... kıbrıs çöküşü sinsice ilerliyor...
45- bütün bu çöküş sürecini gören devlet aklı müdahale etme gereği duydu... ancak hem yöntemleri hem rotaları yanlış...
46- memleketin ahval ve şeraiti ağır... geçmiş bütün kini nefreti unutup kurtuluşa kadar yan yana durursak bir şansımız olabilir...
47- hiçbir ülke ebedi dostumuz veya ebedi düşmanımız değil... sırtımızı birbirimize... yüzümüzü bir yöne değil bütün yönlere dönmeliyiz...
48- türkiye'nin çıkışı atatürk'ün çizdiği yönde her yurttaşı kucaklayan demokrasi ile taçlandırılmış kapsayıcı cumhuriyettir...
49- bütün bunları beni sevenler beni daha yakından tanısın diye yazdım... işbirlikçi arayanlara yanlış adreste olduklarını söylemek istedim
50- soranlara samimi olmaya çalışan eşitlikçi, özgürlükçü bir yurtsever dersiniz... bu gecelik bu kadar... iyi geceler...
submitted by madpally to Turkey [link] [comments]


2016.06.05 14:32 houseofcards79 erdoğanizm’le beraber islamcılık devletleşiyor

‘erdoğanizm’le beraber islamcılık devletleşiyor
abd’nin saygın üniversitelerinden stanford’da osmanlı ve islam dünyası tarihi dersleri veren ali yaycıoğlu, türkiye’de siyasal islamcılığın kökenlerini en iyi bilen isimlerden biri. akp’nin siyasal islamcı kimliğini konuştuğumuz yaycıoğlu, bugün türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi durumu “islamın devletleşmesi” olarak tespit ediyor. yaycıoğlu bu “yeni” islamcılığa ise “erdoğanizm” diyor.
bugünün siyasal islamcı ideolojisinin köklerini nerede aramak lazım?
  1. yüzyıldan itibaren toplumsal pratikleri yoğun şekilde eleştiren ve toplumu terbiye etmek isteyen aktivist bir islamcılığın ortaya çıktığını görüyoruz. iki ana kolu var sanırım. birincisi, 16’ncı yüzyılda yaşamış ibn teymiyeci mehmed birgivi’yi takip eden ve 17’ncı yüzyılın önemli bir toplumsal hareketine dönüşen kadızadeliler. toplumda yüzyıllardır oluşan gelenek ve pratiklerin islami olmadığı eleştirisi getirmişler. hedeflerinde kahve içme, raks etme, tütün çekme gibi yaygınlık kazanan pratikler var. diğeri ise nakşibendi - müceddi - haledi hareketi. 18’nci yüzyılda osmanlı’daki siyasi ve dini kültürü derinden etkilemiş. şer’î prensipler ışığında, şeyh-mürit ilişkisiyle ümmeti terbiye etmeyi amaçlar. iki akımı da 18. yüzyıl sonunda meşhur nizam-ı cedidcilik, sonra ıı. mahmud reformu içinde görüyoruz. nizam-ı cedidcilik bir batılılaşma hareketi olduğu kadar aynı zamanda islami bir reform hareketidir.
ordu ve islamcılar arasındaki ilişki nasıl kuruluyor?
  1. ve 19. yüzyıllardaki askeri reform ve askeri mühendislikle, toplumu disipline etmeye çalışan islamiyet arasında ciddi ilişkiler var. askeri reformda önemli olan matematiktir. matematikte doğru-yanlış vardır, müzakere alanı yoktur. selefi, kısmen de nakşhibendi-müceddidi hareketinde, müzakere alanı daralır. doğru ve yanlış, toplumsal müzakere ile belirlenmez. bu şekliyle reform içine entegre edilmiş islami bir söylem vardır. 18. yüzyılda başlar ve 1908’e kadar devam eder. ordu’nun laikleşmesi oldukça geç bir olgu.
mühendislik ve selefilik ile nakşilik arasındaki ilişki ayrıca çok enteresan. askerî bilimler ve ordu yirminci yüzyılda sekülerleşir ama mühendisler arasında islami, hatta selefi akımlar, gücünü yüzyıl boyunca devam ettirir. necmettin erbakan’ın mühendis olması ve o’na saygı duyanların o’na hep “prof. dr. necmettin erbakan” olarak hitap etmesi tesadüf değil.
bu yakınlığın nedeni nedir?
genel görüşün aksine siyasal islamcılar akli bilimleri önemserler. tabii, akli olanın sınırlarını kendileri çizmek şartıyla. akli metodları, ki bunların başında mantık gelir, kendi inanç sistemleriyle entegre etmişlerdir.
‘islamcılar devletle yakın ilişkiler kurdu’ erdoganizm-le-beraber-islamcilik-devletlesiyor-144702-1.
peki siyasal islam nasıl gelişiyor?
18’inci yüzyılın sonlarından beri püriten islami söylem modern ve siyasi bir dil geliştirmeye başlıyor. osmanlı modernleşmesi islami bir modernleşme hareketidir ve hareket içinde püriten islami ve toplumu islami kodlar ile terbiye edici bir söylem vardır. bu 1790’larda iyice gözle görünür hale gelir. 19. asır boyunca devlet ile islamcılık arasındaki ilişki kâh geriler kâh yoğunlaşır. 1925’ten sonra, radikal bir laikleşme hareketi başlar ama 1950’lerle tekrar islami akımlar, çok değişmiş ve yıpranmış bir şekilde devletle yeni bir ilişki kurmaya başlar. islami tecdid ve ihya, devletle beraber yapılır. onu yıkarak değil, ele geçirerek.
ya islamcıların kendisi devlet olursa?
bilmiyoruz henüz, şimdiye kadar hiç olmadı. belki şimdi bu dediğinizi yaşıyoruz.
islamcılar devlet içinde koalisyonun ortağıydı ve devleti şu ya da bu şekilde etkileme, devlet için gizli ya da kapalı kadrolaşma amacı güderlerdi. soğuk savaş’ta islamcılar, milliyetçilerle beraber, abd ve nato’nun yanında saf tuttular. uzun süre yine de asıl güçlü kesim hep bu milliyetçilikten çok uzak durmayan, anti-komünist milliyetçi-mukadesatçı, türkçü-islamcı kesim oldu. necip fazıl bu çizgiyi popülist bir tarzda başka bir noktaya çekti. iran devrimi, “islam devrimcisi” diye bileceğimiz anti-emperyalist, anti-amerikan, anti-israilci bir islamcı kanalın ortaya çıkmasını sağladı. bir ara islamcılık arasındaki mücadele abd ve türkiye’de merkez sağa daha yakın duran nurcular ile islam devrimcileri arasında devam etti. milli görüş hareketi, milliyetçi-mukadesatçı çizgi ile devrimci çizgiyi bir anlamda sentezlemeye çalıştı. bütün bu süreç içinde farklı yöntemlerle (başta kadrolaşma) devleti islamileştirmek fikri yaygındı. şimdi yeni bir islam söylemi ortaya çıkıyor ve bu “yeni” islam aynı zamanda devletleşiyor. ben bu yeni islamcılığa “erdoğancılık” ya da “erdoğanizm” diyorum.
ne demek erdoğanizm?
tarihsel olarak, islamcılık devlete karşı bir hareket değildir, devletle ittifak etmiş, ezildiğinde geriye çekilmiş bir harekettir… bütün güvenlikçi yapısıyla ve teknolojisiyle yeni bir devlet formu var ortada. erdoğan bu yeni devletin oluşumu sürecinde devletin başına geçti. şimdi bu devlet islami bir nitelik kazanıyor. islami söylem, devletin resmi ideolojisi oluyor. yalnız bu eski islamcılıktan farklılaşıyor. liderin, devletin ve milletin birliği ve bu birliğe ruh veren islami ve tarihi bir söylem. buna “islami bonapartizm” ya da “erdoğanizm” diyebiliriz. diğer yandan islam’ın devlet olmaması gerektiğini açıkça ifade eden, erdoğanizmin şehvetine kapılmayan az da olsa islamcı var. önümüzdeki dönemde bu iki kesim arasında enteresan tartışmaları gözlemleyebiliriz.
‘imam hatiplerde resmi ideoloji üretiliyor’
davutoğlu’nun tasfiye edilişini nasıl okuyorsunuz?
islamcılık açısından bakarsak, davutoğlu’nun tasfiyesi islamcılığın erdoğanizm altında bir bileşenden ibaret olması, liderlik karşısında özerkliğini kaybetmesi demektir gibi geliyor bana.
islamcıların bilimle olan ilişkisi bağlamında, okulların imam hatipleşmesi nereye oturuyor?
akli bilimlerle nakli bilimlerin sentezi olan imam hatip, anlattıklarımı çok iyi açıklıyor. bu okulları, bunların bir arada öğretildiği, doktrin haline geldiği yer olarak düşünmek lazım. imam hatiplerin resmi dinin ve artık resmi ideolojinin de üretildiği yerler haline geldiği bir dönem yaşıyoruz. resmi ideolojide “resmi din” de var. imam hatibin olağan okullara dönüşmesinin arkasında toplumu terbiye etmek fikri yatıyor.
tübitak’ın dönüşümünün de zemini bu mu?
aynı çerçevede islamcıların tübitak’ı kontrol etmek arzusu üzerinde durmak lazım. islamcı gelenek içinde bilimsellik çok önemsenir ama sınırlarının naklî (tefsir, kelam, hadis) delillerle belirlenmesi kaydıyla. dolayısıyla uygulamalı bilimlere, yani amelî (fiili) olana karşı ilgi, teorik bilimlerden çok daha fazladır.
‘uydurulmuş tarihi ve dini referanslar kullanılıyor’
siyasal islamcılığın doğuşunu, dinin toplumu disipline etme yönelimiyle anıyorsunuz. bugün için ne demeli?
akp, islamcılığı, utangaç da olsa, siyasi merkeze oturtabildi. ama henüz bu proje tamamlanmamıştı ki, akp’nin taşıdığı islamcılık bir anda eridi ve yerine başka bir islamcılık hakim olmaya başladı. dediğim gibi, buna islami bonapartizm ya da erdoğanizm diyebiliriz. yeni bir islamcılık bu; islamı oldukça basit ve formel bir şekle indirgeyip, devlet eliyle insanlara empoze eden bir model. modern devlet, kurumlar, dijital imkânlar ve kapitalizm enstrümanlarıyla tek düze ve jenerik bir din tanımlanıyor. ve formal enstrümanlar aracılığıyla, bu tek düze islam sadece laiklere değil; dindarlara da bu benimsetilmeye çalışılıyor. gerçek cami budur, müslüman böyle olur, baş böyle örtülür… hepimizi terbiye etmeye yönelik dini muhafazakâr bir jenerik din oluşturuluyor. bu aslında devletin islamileşmesi değil. islam’ın devletleşmesi sürecidir. islam devletleştikçe basitleşir, jeneriklerşir, standartlaşır ve toplumsal alanın karmaşık inanç pratiklerini buldozer gibi ezer. erdoğanizmle beraber islam devletleşiyor. bu devlet, islami türkiye’deki tarihsel, karmaşık ve farklı boyutlarıyla yaşanan islami pratikleri yok ediyor. bu yapılırken de çok sorunlu, kısmen uydurulmuş, tarihi ve dini referanslar sunuluyor.
son olarak, ensar vakfı skandalında da gördüğümüz gibi, onları çocuk tecavüzünü bile savunmaya iten şey nedir?
islami kesim karşı tarafa kesinlikle güvenmiyor. halil ibrahim yenigün’ün deyimi ile islamcılık müslümancılık haline geldi. mütedeyyin kesimlerin kazanımlarını her hal ve kârda koruma güdüsüyle, olan bitene ses çıkarmayan büyük bir kesim var. işler kötüye gidince savunmaya geçiyor, kazanımlarının yok olacağını sanıyorlar. kendi aralarında da güvensizlik var. erdoğan çevresi davutoğlu çevresine güvenmiyordu ve bu güvensizlik davutoğlu’nun tasfiyesi ile sonuçlandı. bende, yeni türkiye hiper güvensizlikten ortaya çıkacak yapısal bir krizle çökecek fikrini uyandırıyor.
*
‘ellerinde metin yok’
sizce akp bugün nasıl bir rejim inşa etmeye çalışıyor?
akp en azından resmi söylemde, türkiye’de kalkınmacı, demokratik bir toplum modeli öngörüyor ve bunu da başkanlık sistemiyle yapacağını söylüyor. ancak, islami bir kökten gelen bu hareketin demokrasi, sosyal devlet ve hukuk devleti ile ilişkisini kuracak bir metin yok. türkiye’yi çok derinden değiştirmeye çalışıyorlar ancak kafalarındaki proje çok net değil, elimizde bir metin yok. bu işi yolda halletmeye çalışıyorlar, devamlı zigzag çizmelerinin, değişen ittifakların nedeni bu.
*
‘naif hareketler gibi görmek yanlış’
islamcıların siyaset yapma tarzı nasıl?
islamcılık her zaman ittifaklar kurar. dikkatli, tedbirli bir geleneği vardır. nerede ne yapacağını bilir. soğuk savaş içinde kendini son derece kritik bir yerde konumlandırmayı bildiler. anti-komünist mücadelenin iyi bir aktörü oldular. islamcılara çocuk muamelesi yapılmaması lazım. bazı arkadaşlar gibi, ‘bunlar henüz olgunlaşmamış siyasi bir heyet, bunları fikirler vererek düzeltebiliriz’ söylemleri, onları naif hareketlermiş gibi görmek yanlış. bütün bu islamcı geleneği kesinlikle ciddiye almadan, bütün bu geleneği öğrenmeden bunlara akıldanelik (akılcılık) yapmamak lazım.
*
kimdir?
ali yaycıoğlu, stanford üniversitesi tarih bölümünde öğretim üyesi olup, ‘osmanlı ve islam dünyası tarihi’ dersleri veriyor. partners of the empire: the crisis of the ottoman order in the age of revolutions adlı kitap stranford üniversitesi yayınlarından bu yıl çıktı. kitabın türkçe çevirisi imparatorluğun ortakları: devrimler çağında osmanlı nizamının krizi başlığı ile koç üniversitesi yayınlarından 2017’de yayınlanacak.
ömür şahin keyif
kaynak:http://www.birgun.net/haber-detay/erdoganizm-le-beraber-islamcilik-devletlesiyor-114769.html
submitted by houseofcards79 to Turkey [link] [comments]


MERSIS AKTIVASYONU - ŞİRKETLERİN 6 AYDA TASFIYE İbrahim ÖNGÜ Şirket Tasfiye İşlemleri Nasıl Yapılır? Muhalif medyanın tasfiyesi (COSMO) - YouTube Yavuz Selim Demirağ, Albayların Tasfiyesi, Sesli Köşe ... Varank 6 TRT'de Tweet Tasfiyesi 'AİLE HUKUKUNDA MAL REJİMİNİN TASFİYESİ'KONULU SEMİNER BOŞANMADA MAL PAYLAŞIMI Tunus gizli polisi tasfiye edildi Osmanlı'nın bitiş hikayesi 3 (Yeniçeriler'in kaldırılması)

Limited Ve Anonim Şirketlerin Tasfiyesi - Corporate ...

  1. MERSIS AKTIVASYONU - ŞİRKETLERİN 6 AYDA TASFIYE İbrahim ÖNGÜ
  2. Şirket Tasfiye İşlemleri Nasıl Yapılır?
  3. Muhalif medyanın tasfiyesi (COSMO) - YouTube
  4. Yavuz Selim Demirağ, Albayların Tasfiyesi, Sesli Köşe ...
  5. Varank 6 TRT'de Tweet Tasfiyesi
  6. 'AİLE HUKUKUNDA MAL REJİMİNİN TASFİYESİ'KONULU SEMİNER
  7. BOŞANMADA MAL PAYLAŞIMI
  8. Tunus gizli polisi tasfiye edildi
  9. Osmanlı'nın bitiş hikayesi 3 (Yeniçeriler'in kaldırılması)

Ernst Wolff: Coronakrise, Finanzcrash, Profiteure, die WHO und die Rolle von Bill Gates - Duration: 42:10. acTVism Munich Recommended for you Hayalimdeki Vergi - İbrahim Öngü Mersis Aktivasyonu Nasıl Yapılacak? Şirketlerin Tasfiyesi 6 Ayda Nasıl Sonuçlandırılabilir. Angelic Music, 432hz Healing Music, 111 Spiritual Awakening, Meditation Music - Duration: 1:11:38. Music for body and spirit - Meditation music Recommended for you Teke Tek Özel - 7 Ocak 2018-Orta Çağ’ın düşünce dünyası-İlber Ortaylı ve Celal Şengör - Duration: 3:04:19. Habertürk TV 820,637 views Boşanma davalarında eşlerin mal rejiminin tasfiyesi konulu Av.Yasin GİRGİN tarafından Ankara Barosu avukatlarına yönelik verilen 13.01.2018 tarihli seminerden bazı görüntüler. Tunus'ta yeni geçici hükümet siyasi polis ve devlet güvenliği teşkilatını tasfiye etti. Ülkedeki siyasi polis, devrik Devlet Başkanı Zeynelabidin Bin Ali döneminde insan hakları ... Uzun süredir kapanma tehdidi altındaki #FoxTV, Fatih Portakal’ın yerini Erdoğan’ın uçağının en sadık ziyaretçisi bir gazeteciyle doldurarak bir kaleyi daha S... For the Love of Physics - Walter Lewin - May 16, 2011 - Duration: 1:01:26. Lectures by Walter Lewin. They will make you ♥ Physics. Recommended for you Yavuz Selim Demirağ Sesli Köşe Yazısı, Albayların Tasfiyesi, Yeniçağ Gazetesi, 6 Ağustos 2020 Perşembe Tarihli Sesli Makale, Köşede Buluşalım, Gazete oku, Se...